Giriş Sayfam Yap
(Ekim-Kasım-Aralık)
Dönemi Süt İhalesi Sonuçları
Köylerimizin Listesi
 
 
 
 

 
Gönen Belediyesi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


 




 
Mail Girisi için Tiklayiniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABERLER - HAYVANLARDA İYİ SÜT ELDE ETME TEKNİKLERİ
Soy kütüğü Projesi; Hayvancılıkta verimliliğin temelini soykütüğü sisteminin oluşturulması teşkil eder. Islahda ön şart hayvanların bir kimlik ile belirlenmesi ve kayıt altına alınmasıdır. Oluşturulacak sistemin hem ülkesel boyutlu hem de Avrupa Birliği normlarına uygun olması gereklidir. Bu amaçla Bakanlığımız “Damızlık Süt Sığırlarında Soykütüğü Talimatı” nı hazırlayarak uygulamaya koymuştur. Talimat esaslarına uygun olarak soykütüğü projesi çalışmaları 29 ilde kurulmuş bulunan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerine üye işletmelerinizde TİGEM işletmelerinde hayvanların verim tesbitleri esasına dayalı olarak yürütülmektedir. Bu proje kapsamında; birliklere üye 6696 işletme ve 11 TİGEM işletmesinde 69003 baş inek, 40588 baş düve ve 13996 baş dişi dana olmak üzere toplam 127.353 baş dişi hayvan kayıt altına alınmıştır.

Soykütüğü çalışmalarının göstergesi ve sonucu olan “Damızlık belgesi” Avrupa Birliği normlarında verilmektedir.

Bu belgelerin dağıtım yetkisi de bu faaliyetlerin gerçek sahibi olan Merkez Birliğine verilmiştir.

Döl kontrolü Projesi; Projede temel esas mevcut nesli bilmek ve gelecek kuşaktan beklentileri planlamaktır, bu da döl kontrolünden geçmektedir. Bu proje ile ülke şartlarına adapte olmuş, hastalıklara dayanıklı boğalar yetiştirilecek ve bunlardan sperma üretilecektir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Bakanlığımızla Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından ortaklaşa uygulanmaktadır. Projede 1. döngü kapsamında tüm hastalıklardan ari 30 adet boğa adayının test amaçlı sperma sağımı ve dağıtımı İzmir Menemen’de yapılmıştır. 2. döngüde belli kriterlere göre yetiştirilmiş 34 boğa adayı buzağı alınarak Manisa Beydere’ye yerleştirilmiştir. 3. döngüde ise tesbiti yapılan 500 boğa anası inek özel spermalarla tohumlanmıştır. Döl kontrolünün yürütülebilmesinde kayıt sisteminden sonraki diğer bir temel taşı olan laboratuar için İzmir-Menemen Suni Tohumlama laboratuarı projeye tahsis edilmiştir.

İşletmelerde yeni doğan buzağıların desteklenmesi için 2001 yılında başlamak üzere 5 yıl sürecek bir kararname hazırlanmıştır. Bu kararda soy kütüğüne kayıtlı olan işletmelerde yeni doğan buzağılar için üreticiye, Bakanlığın hayvancılığın desteklenmesi hakkındaki kararnamede belirlediği hayvan fiyatının % 6’sı, ön soy kütüğüne kayıtlı işletmelerde % 4’ü, diğerlerinde ise % 2’si ödenecektir.

Bu desteklemeden hayvan sayısı 5 yılda toplam 20 milyon başı geçmeyecektir. Bu kararname Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu’nda kabul edilmiştir.

Gerekli kaynak bulunduğunda uygulanacak bu proje ile kâr marjı düşük ve aynı zamanda riskli ve yorucu olan hayvancılık sektöründe üretim devamlılığını sağlamak amaçlanmıştır.

10-15 hayvan konulan bir bölme için bir adet suluk yeterlidir.

Yemliklerin hayvanlar tarafında kalan kısmına 1,5-2 metre genişliğinde beton bir zemin yapılması faydalıdır.

Genç hayvanlar bağlanmamalı serbest olarak büyütme sistemi üzerinde durulmalıdır.

Bu dönemdeki danalara canlı ağırlıklarına göre yemleme yapılmalıdır. Yemlemede mümkünse Mısır Silajı, kesif yem ve Yonca, Çayır ve fiğ gibi kaliteli kaba yem kullanılmalıdır.

DÜVELERİN BAKIM VE BESLENMESİ

Kültür ırkı erkek ve dişileri için ergenlik çağı 6-8 aydır. Bu dönemde erkek ve dişi buzağıları birbirinden ayırmak gerekir. Düvelerin çok erken yaşta doğum yapmaları istenmez. Hayvanın hem kendisine hem de buzağısına zarar vermeyecek dönemde doğum yapması arzu edilir.

Bu dönem belirli bir yaşın yanında yeterli canlı ağırlığa ulaşması gereklidir. Düveler normalde en az 15 aylık ve yaklaşık 375 kg canlı ağırlığa ulaştığında damızlık olarak kullanılabilirler. Damızlık adayı dişilere aşırı veya yetersiz besleme yapılmamalıdır. Düvelerin canlı ağırlık artışı günde 650-700 gramı geçmemelidir. Düvelere verilecek kesif yem miktarı, hayvanın yaşı ve kullanılan kaba yemin kalitesine göre belirlenmelidir. Kaliteli kaba yem kullanılması halinde 1,5-2,5 kg kesif yem yeterli iken; kalitesiz kaba yem ile beslemede bu miktar 3-3,5 kg’a kadar artırılmalıdır.

Düvelerin beslenmesine örnek bir rasyon şöyle olabilir.

3 kg yonca, çayır, fiğ gibi Kuru ot

8 kg mısır silajı

1,5 –2 kg kesif düve yemi

HAYVANCILIĞIN DESTEKLENMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ

Hayvancılık ülkemiz için vazgeçilmez sektörlerin başında geliyor. Ancak ne yazık ki, bu sektör yıllarca istikrarlı bir gelişim sergileyemiyor. Birçok sektörde önemli atılımların gerçekleştirildiği Cumhuriyet Türkiye'sinde hayvancılığın gerekli ivmeyi kazanamadığı bir gerçek… Ülkemizde hayvansal üretimin bugünkü düzeyi, hem ülke nüfusunu arzulanan seviyede beslemek için yeterli değil, hem de üretim potansiyeline göre oldukça düşük. 11 milyon büyük baş, 37 milyon küçük baş hayvan varlığının büyük çoğunluğu verimi düşük yerli ırklardan müteşekkil olduğu için ihtiyacı karşılamaktan çok uzak. Oysa ülkemizin doğal imkanları ve altyapısı mevcut üretimden fazlasını elde etmeye imkan verecek düzeydedir.

Peki niçin hayvancılığımız bu durumda? Niçin bu sektör gerekli ivmeyi kazanamıyor? Bunun birçok sebebi var aslında. Talep darlığı, pazarda istikrarın sağlanamayışı, üretim altyapı eksikliği, tarımda çalışanlar arasında gerçek müteşebbislerin payının yok denecek kadar düşük oluşu, hayvancılığın gençler arasında cazip bir iş olarak görülmeyişi, ülke kaynaklarını değerlendirme sorumluluğunda olanların bazı alanları yok sayması hayvancılık sektörünün gelişmeyişinde başlıca etmenler olarak sıralanabilir.

Tüm bu olumsuzlukların bir bölümü, uygulanan ekonomik politikalar ve dünya konjoktüründen kaynaklanıyor. Hem ihtiyaçlar, hem de üretim potansiyeli dikkate alınarak hayvansal üretimi arttırmak için zaman zaman çeşitli yöntemler devreye sokuluyor.

Ülkemizde yıllardan beri ihmal edilen, yanlış ithal politikaları ile büyük darbe yiyen ve tarımsal desteklerden yeterli payı alamayan hayvancılığımız için özellikle son yıllarda önemli çalışmalar yapılıyor.

Bu amaçla, 5 yıl süreli olarak hazırlanan ve 2000 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan proje ile üreticilere geri ödemesiz 33 trilyon TL dağıtılarak çeşitli alanlarda desteklemelere başlanmıştır. Bu maksatla yetiştiricilerimize 2001 yılında 48 trilyon kullandırılmış, 2002 yılında ise 75 trilyon kullandırılacaktır.

İnsan beslenmesinde önemli yeri olan hayvansal ürünlerin elde edilmesinde kaynak teşkil eden çayır, mera ve yem bitkileri tarımı ülkemizde yeterli derecede gelişememiştir. Oysa hayvancılığın gelişmesi için çayır, mera ve yem bitkileri tarımına önem verilmesi gerekiyor. Hayvancılık işletmelerinde giderlerin yaklaşık % 70’ini yem kaynaklı masraflar oluşturmakta. Hayvancılığımızın gelişebilmesi, verimlilik ve karlılığın sağlanabilmesi için kaliteli kaba yem üretiminin arttırılması gerekiyor.

Kaliteli kaba yem üretiminde önemli miktarda açık var. Toplam hayvan varlığının yıllık kaba yem ihtiyacı 50 milyon tondur. Üretilen kaba yemin 10 milyon tonu çayır ve mera alanlarından, 5 milyon tonu yem bitkisi ekiminden, 15 milyon tonu ise sap saman, bitki artıkları gibi çeşitli kaynaklardan elde edilmektedir.

Oluşan bu yem açığının kapatılması için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yem bitkilerinin desteklenmesi yönünde çalışmalar yapmaktadır.

Bakanlıkça onaylanan yem bitkileri üretim projelerinin nakliye ve gübre bedelleri hariç, çok yıllık yem bitkilerinde birinci yıl yatırım giderleri ve uygun görülen işletme giderlerinin ekiliş alanları ile uyumlu alet ve ekipman dahil, % 30’u, tek yıllık yem bitkilerinde ise %20 si doğrudan üreticiye ödenmektedir. Ayrıca, Çayır, Mera, Yem Bitkileri Üretimi Geliştirme Projesi uygulanmaktadır. Proje ile çiftçilerimize yem bitkileri üretiminin geliştirilmesine yönelik olarak eğitim çalışmaları yapılmaktadır.

Hayvancılığın desteklenmesi hakkındaki kararname kapsamında yapılan yem bitkileri ekiliş faaliyetleri ile ilgili olarak bu gün itibarı ile 43 500 adet proje onayı gerçekleşmiş ve 2 milyon dekar alanda Yem Bitkileri ekilişi yapılmıştır.Hayvancılığın desteklenmesi hakkındaki kararname kapsamında yapılan yem bitkileri ekiliş faaliyetleri ile ilgili olarak bu gün itibarı ile 43 500 adet proje onayı gerçekleşmiş ve 2 milyon dekar alanda Yem Bitkileri ekilişi yapılmıştır.

Bugüne kadar onaylanan projelerdeki toplam destekleme miktarı 25.5 trilyon TL dir. Yem bitkileri üretiminin desteklenmesinin yanı sıra, Tarım Bakanlığı, yurtiçinde yetiştirilen belgeli damızlıkların desteklenmesi konusunda da çalışmalar yürütmektedir.

Soy kütüğü sistemini yerleştirmek ve damızlık ihtiyacını yurtiçinden karşılamak üzere, çiftçilerce ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nce yetiştirilen, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca damızlık belgesi veya saf ırk sertifikası verilen kültür ırkı damızlık gebe düveleri satın alanlara ödeme yapılması kararlaştırılmıştır.

Damızlık belgesine veya pedigriye (bilgi kayıtlarına) sahip süt sığırları için, Bakanlığın her yıl Ocak ayında belirleyeceği hayvan fiyatının %30’u, saf ırk sertifikasına sahip kültür ırkı süt sığırları için ise, bu fiyatın %15’i ödenmektedir.

1995 yılında bu yana litre başına 5000 TL sı olarak ödenen süt teşvik primi 2002 yılında itibaren Hayvancılığın Desteklenmesine Dair Kararname kapsamına alınmış, prim miktarı da litre başına 10 000 TL sına yükseltilmiştir. Soykütüğüne kayıtlı işletmelerden elde edilen sütler için ise bu miktar 20 000 TL olarak uygulanmaktadır.

Yine bu kararname çerçevesinde 2000 yılında 28 trilyon TL, 2001 yılında da 31 trilyon TL kaynak sığır besicilerine karşılıksız olarak doğrudan ödenmiştir.

Bunların yanı sıra Bakanlık, ıslah çalışmalarında da önemli aşamalar kaydetmiştir. Bu çalışmalar sonucunda 2001 yılında 700 bin baş sığır suni tohumlama ile, 70 bin baş sığır da tabii tohumlama ile tohumlanmıştır.

Hayvan ıslahında suni tohumlama konusunda çalışmaların yanı sıra, önsoy kütüğü ve soy kütüğü projelerine de ağırlık verilmiş. Sığır varlığı bakımından dünyada ön sıralarda olmamıza karşın, hayvancılığın tarımsal üretim içindeki payının çok az olduğu bir gerçek. Bunun başlıca nedeni de et ve süt üretiminin oldukça düşük kalmasıdır. Hayvansal üretimin arttırılmasının yolları, bakım, besleme ile ıslahtan geçer. Bakım ve besleme ile ancak hayvanların genotipinin izin verdiği oranda verim alınabileceğine göre, sığır varlığının verimini arttırmak için ıslah çalışmalarına ağırlık vermek gerekir.

Damızlık sığırlarda kayıt tutulmaması, yetiştiricilerin örgütlenemeyişi ve ülkemizde yetiştirilen damızlıkların ihtiyaç sahiplerine ulaşmaması nedeniyle ülkemiz yıllarca ithalata mahkum kalmış. Son yıllarda yetiştiricilerin örgütlenmeye başlaması ve kayıt sistemine geçilmesiyle yerli damızlıklara duyulan ihtiyaç da artmış.

Kayıt sisteminin oluşturulması, sığır varlığımızın kayıt altına alınması ve ıslahı için batılı ülkelerde 50-60 yıl önce tamamlanan soy kütüğü ve ön soy kütüğü projesi, ülkemizde henüz yeni devreye sokulmuştur.

Ön soy kütüğü projesi; ülkemizde 5 milyon boğa altı sığır bulunmasına karşın yıldan yapılan suni tohumlama sayısı kayıtlı 700 bin ve kayıt dışı 400 bin olmak üzere toplam 1.1 milyon civarındadır. Ancak ülkemizde tohumlama kayıtlarının düzensiz olması, gereken titizliğin gösterilmemesi ve kayıtlı hayvanların azlığı nedeniyle doğru bilgi edinilememekte bunun sonucu olarak da doğru planlama yapılamamaktadır. Tüm bu olumsuzlukların giderilmesi, soykütüğü projesi çalışmalarına veri tabanı oluşturulması ve damızlık hayvan ihtiyacımızın ülke içerisinden karşılanması amacıyla; Bakanlığımız ve Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği (TDSYMB) ortaklaşa olarak 80 ilimizde “ÖNSOYKÜTÜĞÜ PROJESİ” çalışmalarına başlanmıştır. Uygulamanın amacı; ülkemizde damızlık nitelikli hayvanların tesbiti ve bu hayvanların kayıt altına alınmasıdır. Gerek soykütüğü gerekse önsoykütüğü proje faaliyetleri, Genel Müdürlüğümüzde hazırlanan ve ihtiyaç duyuldukça versiyonları geliştirilen bilgisayar programları ile takip edilmektedir. Bugüne kadar önsoykütüğü projesi kapsamında 500 bin hayvanın küpelemesi tamamlanmış olup bilgisayara kayıt işlemleri devam etmektedir. Önsoykütüğü projesi kapsamında; 181.778 işletmede 270.589 baş inek, 164.297 baş düve ve 8042 baş dişi dana olmak üzere toplam 442.928 baş dişi hayvan kayıt altına alınmıştır. Çalışmalarımızın hedefi 1 Milyon baş hayvanın soykütüğü programı çerçevesinde kayıt altına alınmasıdır. Amacımız ise kendi et, süt ve damızlık ihtiyacını kendi üretiminden sağlayan, ithalatçı konumundan kurtularak ihracatçı ülke konumuna gelmektir.

Soy kütüğü Projesi; Hayvancılıkta verimliliğin temelini soykütüğü sisteminin oluşturulması teşkil eder. Islahda ön şart hayvanların bir kimlik ile belirlenmesi ve kayıt altına alınmasıdır. Oluşturulacak sistemin hem ülkesel boyutlu hem de Avrupa Birliği normlarına uygun olması gereklidir. Bu amaçla Bakanlığımız “Damızlık Süt Sığırlarında Soykütüğü Talimatı” nı hazırlayarak uygulamaya koymuştur. Talimat esaslarına uygun olarak soykütüğü projesi çalışmaları 29 ilde kurulmuş bulunan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerine üye işletmelerinizde TİGEM işletmelerinde hayvanların verim tesbitleri esasına dayalı olarak yürütülmektedir. Bu proje kapsamında; birliklere üye 6696 işletme ve 11 TİGEM işletmesinde 69003 baş inek, 40588 baş düve ve 13996 baş dişi dana olmak üzere toplam 127.353 baş dişi hayvan kayıt altına alınmıştır.

<< Önceki Sayfa

Sonraki Sayfa >>

 

Telif hakkı © 2006 Gönen Süt Üreticileri Birliği Kullanım Şartları

Tasarım© Websomarket.com  Gizlilik Sözleşmesi  e-mail